• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://www.facebook.com/Haber-Tekniker-1805708642985868/
  • https://www.twitter.com/habertekniker
Şevket GÖLÜK
yazarSevket@yandex.com
MADEN KAZALARI, KADER VE TEDBİRLER
25/04/2023

Emeğin ve insan gücünün yüksek oranda kullanıldığı ülkemizde iş kazaları bütün işkollarında görülmesine rağmen, diğer işkolları ile karşılaştırıldığında, iş kazaları sonrası ölüm oranları yüksekliği nedeniyle madencilik işkolu dikkat çekici bir konumdadır.

Madencilik sektöründe çalışanlar eğitilse ve güvenlik önlemleri alınsa da, maden ocaklarında mekanize üretim yerine emek yoğun çalışılması nedeniyle, madencilikte ölümlü iş kazası sıklığı oldukça yüksektir.

Türkiye’de madencilik sektöründe meydana gelen iş kazalarının önceki yıllarda ve günümüzde yapılan yasal düzenlemelere rağmen azalmadığı, aksine çalışan sayısı başına düşen kaza ve ölüm oranlarının diğer sektörlerle karşılaştırıldığında daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Yapılan çalışmalar sonucunda, madencilik sektöründe küçük ölçekli madencilikten vazgeçilmesi, madencilikte mekanizasyon oranının arttırılması, madenciliğe özgü önlemlerin alınması ve denetimlerin yapılması gerekliliği ortaya çıkmıştır

Madencilik sektörümüz ısınma ve enerji odaklı çalışmakta olup kaynak olaraksa doğal maden kaynaklarımız kullanılmaktadır. Bu maden kaynaklarımızın çoğunluğu da yer altından çıkarılmaktadır.

Yeraltından maden çıkarma işi zaman ve büyük emek gerektirmektedir. Her ne kadar günümüz şartlarında birçok teknolojik cihazlar kullanılsa da iş ve kaza riskini yeterli dereceye aşağıya çekmemektedir.

Ülkemizde son on yılda gerçekleşen maden kazalarından büyük olanları şunlardır;

2010 Zonguldak/Kilimli (grizu patlaması) : 30 ölü

2013 Zonguldak/Kozlu (grizu patlaması) : 8 ölü

2014 Manisa/Soma (yangın) : 301 ölü

2014 Karaman/Ermenek (su baskını) : 18 ölü

2022 Bartın/Amasra (grizu patlaması) : 41 ölü

Maden kazaları istatistiklerine göre meydana gelen kazalarda maalesef ölüm sayıları çok yüksek olmaktadır. Bu durum karşısında yüksek derecede önlemleri ve tedbirleri alması gereken ülke yöneticilerimiz meydana gelen maden kazalarından sonra hep bu felaketleri kadere ve işin fıtratına bağlamaktadırlar.

Kader ya da yazgı, önceden ve değişmeyecek bir biçimde belirlenmiş olay akışıdır. İster genel ister bireysel olsun, önceden belirlenmiş bir gelecek olarak algılanabilir. Fıtrat, yaratılışın özünü, ilke ve esaslarını ifade etmek için fıtrat kavramı kullanıldığı gibi her bir varlığın yaratılıştan getirdiği ortalama maddi ve manevi varlığını ifade etmek için de fıtrat kavramı kullanılır. Görüldüğü üzere kader ve fıtrat insanların manevi olarak kabul ve tasdik ettiği kavramlardır.

Kader, Allah(cc)’ın biz insanlara bağışladığı akıl ve beceri özelliklerimizle ters orantılı değildir. İnsanoğlu yaratılış itibarıyla dünya üzerindeki en üstün varlık olup, dünya üzerinde yaptığı çalışmalar ile daha da mertebesi yükselebilmektedir. İnsanoğlu her ibadetinde ve yaptığı her işte elinden olan her türlü imkânı en üst seviyede kullanmalıdır. Bunun ardı sıra olabilecek tüm olumsuzluklara da kader ışığında razı olmalı ve oluşan olumsuzluklardan dersler çıkartılarak tüm tedbirler alınmalıdır.

Fıtrat, insanoğlunun ve tüm canlıların ( hayvanlar, bitkiler,…) yaratılışından gelen yaşam özellikleridir. Doğada yaşayan bir dişi aslanın 4 yavrusu varken yavrularına bakması ve koruması gerekliliği dişi aslanın fıtratında vardır. Diş aslan öldüğünde doğa şartlarında bu 4 yavrunun yaşama şansı nerde ise yoktur. İnsanoğlunu ayırt eden en temel özelliği akıl ile o yavru aslanları alıp koruyabilir ve elinden gelen en iyi imkânlarla büyütebilir. Fıtrat bu 4 yavrunun yine hayatta oldukları süre içlerinde olacaktır ama akıl ve beceri ile insanoğlu bu 4 yavruyu kurtarabilmiştir. Buda bizlere gösteriyor ki üretim ve tehlikeli çalışma ortamlarında ( maden, itfaiye, güvenlik, denizaltı, enerji, …) oluşacak olumsuzlukları işin fıtratına bağlamamayı ve bir önceki felaketlerden ders alarak gerekli tüm tedbirleri en üst seviyede alınması gerekliliğini gösteriyor.

Meydana gelen bir kaza ve felaket sonrası elbette insanlar kendi aralarında teselli mahiyetinde birbirlerine kader ve fıtrat kavramlarını hatırlatabilirler. Yalnız bunu maden sahipleri ve ülke yöneticileri söylemeden önce maden kazası ile ilgili detaylı incelemelerin yapılacağını, hatalı sorumluların adalete teslim edileceğini ve derhal tüm eksiklerin en üst seviyede giderileceğini söylemelidirler. Söylemek ile kalmayıp tüm imkânlarını bu yönde hareket ettirmelidirler. Böylelikle kazadan kurtulanlara ayrıca bu işte çalışanlara da güven ve moral verebilirler.

ILO’nun madencilik yapan Avrupa ülkeleri, ABD ve Türkiye karşılaştırmasına göre 2015-2021 yılları arasında Türkiye en yüksek ölüm sıklığına sahip ülkelerden biridir. Almanya, İngiltere ve Norveç’te 100 binde 2-3 aralığındaki maden üretimi sektöründe ölümcül “iş kazası” oranı Türkiye’de 100 binde 37-52 arasında seyretmektedir. Meselenin kader ve fıtrat olmadığı bu resmi istatistiklerde gözler önüne açıkça serilmektedir.

Daha altı gün önce 14 Ekim 2022 tarihinde Bartın'ın Amasra ilçesinde Türkiye Taşkömürü Kurumu Amasra Müessese Müdürlüğü'ne bağlı bir maden ocağında patlama yaşandı. Maden ocağında yer altında kalan 110 işçiden 41'inin ölmesiyle Türkiye'de gerçekleşen en ölümcül iş ve madencilik kazalarından biri oldu.

Enerji Bakanı T.B.M.M.’de yaptığı konuşmada merkezi gaz ölçüm değerlerin ve son konuşmaların maden kara kutusu denen cihazlarda kayıtlı olduğunu beyan etti. Ayrıca Amasra maden ocağında metan gazı (grizu) patlaması öncesi merkezi gaz ölçümünde gaz oranının sınır 1.5 değerini geçtiğini de paylaştı.

Bu kurumların denetlenme noktasına en yetkili kurum olan T.C. Sayıştay Başkanlığı 2019 raporuna göre “Çalışılan damarların tamamında gaz içeriklerinin yüksek olduğu, dolayısıyla degaj ( ani yüksek gaz çıkışı) kapasitelerinin de yüksek olduğu, arıza zonlarında riskin daha da arttığı bilinmektedir.” diye dile getirilerek yetkililer uyarılmıştır. Raporun devamında “2019 yılında müessesenin dengelenmiş üretim derinliği  -300 metre olmuştur. Bu derinleşme, ani gaz degajı ve grizu patlaması gibi ciddi kaza risklerinin artmasına neden olmaktadır” denmiştir.

Sayıştay 2020 raporunda ise madende çalışması gereken işçi sayısının 476 olması gerekirken 276 olduğunu, hazırlık işçi sayısının 107 olması gerekirken 30 olduğunu ve barutçu görevindeki işçi sayısının 39 olması gerekirken sadece 1 kişi olduğunu kayda geçirmiş ilgilileri uyarmıştır.

Yukarıda açıkça yazmış olduğum resmi rapor içeriklerine göre bu maden ocakları Sayıştay’ca her yıl periyodik olarak denetlendiği fakat yapılan uyarıların ve tespitlerin göz ardı edildiği aşikârca görünmektedir.

Bu ve bunun gibi denetlenen maden ocaklarımızda, yeterli havalandırma sistemlerinin yapılmadığı, acil çıkış bacalarının yetersiz olduğu, işçiler için sağlanan sosyal yaşam alanlarının yeterli olmadığı görülmektedir. Ayrıca ihtiyaca göre maden ocağı içerisinde güvenli yaşam odalarının tesis edilmediği, iş güvenliği için gerekli tüm cihaz ve tedbirler alınmadığı gibi maden ocağının üretim kapasitesine göre olması gereken işçi sayısı yani norm kadronun tamamlanmadığı tespit edilmiştir.

Maden ocaklarında kapasitesine göre belirlenen işçi kadrosu sağlanmadığında çalışan maden işçilerinde yorgunluk, dikkat kaybı ve uzman olunmayan yerlerde çalıştırmalar meydana getirmektedir. Bunlarda açıkça bir maden felaketine adeta bir davet çıkarmak gibi olmaktadır.

Buraya kadar yaptığımız tespitler, yapılması gerekenler ışığında her maden kazası sonrası ülke yöneticileri ve sorumlular bu felaketleri kader ve fıtrata bağlamamalıdır. Kaza sonrası her türlü soruşturma ve sorumluların görevden el çektirme kararları derhal uygulanmalıdır.

Kaza meydana gelmiş maden ocağında tekrar çalışmanın ve üretimin başlaması için yapılacak olan adli soruşturma ve uzmanlarca hazırlanacak olan kaza raporu yetkililerce dikkatle incelenmelidir. Uzman yetkililerce son teknolojik gelişmeler ışığında alınması gerekli tedbir ve kazaları önleyici çalışmaların titizlikle bir an önce yapılması gerekmektedir.

 

Şevket GÖLÜK

Yazar & Web Editörü & Tekniker & Enerji Uzmanı

  



746 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ÜRETTİĞİMİZ ENERJİMİZ KADAR GÜÇLÜYÜZ - 24/09/2022
Enerji ihtiyacımızın yaklaşık %50’sini dışarıdan karşıladığımız resmi verilere göre de sabit olup, bu veriler bize enerji kullanımımızda dışarıya yüksek oranda bağlı olduğumuzu ortaya koymaktadır.
ANADOLU’DA YAKILAN TEKNİKER MEŞALESİ - 28/03/2022
Teknikerler olarak her ne olursa olsun bizler ülkemizi, bayrağımızı, vatanımızı seviyoruz. Bu sevgimizi ekonomimize, teknolojimize ve üretimimize yüksek oranda katkı sağlayarak göstermeye her daim hazırız.
PROJE YÖNETİMİ - 06/01/2022
Proje yönetimi yapılan işin mutlak başarı ile sonuçlanması için olmazsa olmaz bir yöntem şekli olup günümüz çağında önemi daha iyi anlaşılmaya başlamış ve önemi giderek te artmaktadır.
PANDEMİ SÜRECİNDE ÇALIŞANLARIN GÜVENLİĞİ - 07/07/2021
Pandemi dönemlerinde çok etkilenen kesimler çalışanlar olmaktadır. Uluslararası Çalışma Örgütü(ILO) istatistiklerine göre dünya geneli çalışan sayısı 3,3 milyar olup salgınlarda etkilenecek olan yüksek riskli işlerde 1.25 milyar insan çalışmaktadır.
İNŞAAT SEKTÖRÜNDE TEKNİKER İSTİHDAMI - 18/03/2021
Sektörde Mühendis, Teknik Öğretmen, Tekniker, Teknisyen ve Ustalar gibi unvanlı teknik insan gücü çalışmakta olup, sayısal orana bakıldığında birinci sırada vasıfsız işçiler ve ustalar çalışmakta iken ikinci sırada da Teknikerler çalışmaktadır.
DEPREM DEĞİL DENETİMSİZ BİNALAR ÖLDÜRÜR - 15/09/2020
Ülkemiz insanları ve ülke yönetiminde söz sahibi olan kurum/kuruluşlar deprem sonrası acil müdahaleleri, açılan yaralarımızı sarmayı öğrendi ama deprem öncesi yapılması gerekenleri öğrenemedi.
ÇALIŞMA HAYATINDA İŞ BULMA ÜMİDİMİZ YOK OLUYOR - 26/05/2020
İş bulmak ve çalışmak ilk olarak bireysel olarak insanların kendi yaşamlarını ve aile bireylerini yaşamlarını devam ettirebilmesi için tüm ülke insanlarımızın temel hedef ve ihtiyacıdır.
2019 YILININ GENEL ANALİZİ - 05/01/2020
Geriye dönüp baktığımızda günlerin, haftaları, haftaların ayları kovaladığı hızla geçip bir yıl yaşadığımızı da düşünsek aslında millet olarak zor bir yıl geçirdik.
LİSANS TAMAMLAMA ÖNÜNDEKİ ENGELLER - 27/06/2019
Ülke insanlarının eğitim hakkının engellenmemesi doğrultusunda ve elbette belli kriterler getirilerek tüm MYO mezunlarının bir üst eğitim seviyesi olan lisans tamamlama talepleri kolaylaştırılmalıdır.
 Devamı
DUYURU PANOSU
Radar Elektronik - Ankara
Takvim
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar32.435232.5652
Euro34.707534.8466
Hava Durumu
TİMBİR & BHA
Kurumumuz, TİMBİR üyesi ve BHA Abonesidir